Almanca Zarflar ve Türleri (Die Adverbien)

Almanca Zarflar (Adverbien)

Almanca zarflar (Adverbien), fiilleri, sıfatları veya diğer zarfları nitelendiren ve tanımlayan kelimelerdir. Aşağıda yaygın olarak kullanılan Almanca zarflar ve açıklamaları verilmiştir:

Almanca’da yer-yön zarfları (Lokaladverbien), bir yerin veya yönün belirtilmesinde kullanılır. Tabloda zarfları görebilirsiniz.

YER – YÖN ZARFLARI
   
Wo : nerede

Sorusuna cevap verenler

Woher : nereden

Sorusuna cevap verenler

Wohin : nereye

Sorusuna cevap verenler

   
Hinten : arkadaVon links : soldanNach links : sola
Vorne : öndeVon rechts : sağdanNach rechts : sağa
Da : orada,buradaVon oben : yukarıdanNach hinten : arkaya
Dort : oradaVon unten : aşağıdanDahin : oraya,buraya
Oben : yukarıdaVon draußen : dışarıdanDorthin : oraya
Unten : aşağıdaVon dort : oradanAbwärts : aşağıya doğru
Hier : buradaDorther : oradanAufwärts : yukarıya doğru
Außen , draußen : dışarıdaDaher : bu yüzdenHoch : yukarı
innen: içte, içten Unter : aşağı
   

Almanca’da zaman zarfları, olayların ne zaman gerçekleştiğini belirtir. İşte yaygın olarak kullanılan Almanca zaman zarfları ve açıklamaları:

Zaman Zarfları
Heute : bugünAb morgen : yarından itibaren
Gestern : dünAb sofort : bugünden itibaren
Eben – vorhin :biraz önceAb jetzt : şu andan itibaren
Jetzt : şimdi 
Später : sonraBis morgen : yarına kadar
Damals : o zamanlar 
Nachher : sonradanSeit gestern : dünden beri
Bald : yakındaSeitdem : o zamandan berii
 Seit kurzem : kısa süreden beri
  
morgen : yarın

küçük m ile yazılır

Schon lange : uzun zamandır
Morgens : sabahları

Büyük harfle

Schon immer : her zaman
Vormittags : öğleden önceleri 
Mittags : öğleleriNoch nie : şimdiye kadar hiç
Nachmittags : öğleden sonraları 
Abends : akşamlarıSofort : hemen
Nachts : geceleriSchon : zaten
Mitternachts : gece yarılarıNoch : hala, daha
  

Almanca’da sıklık zarfları, bir eylemin ne sıklıkla gerçekleştiğini veya ne kadar sık yapıldığını belirtir. İşte yaygın olarak kullanılan Almanca sıklık zarfları:

SIKLIK ZARFLARI
Nie : asla,hiç
Zwischendurch : arada bir
Selten : nadiren
Manchmal : bazen
Meistens : genellikle
Oft : sık sık
İmmer : her zaman
Diğer Zarflar
 ·         Sık kullanılanlar.
Hiermit : bununla beraberBesonders : özellikle
Dazu : buna ek olarakBekanntlich : bilindiği üzere
Jedenfalls : her ne olursa olsunFast : neredeyse, hemen hemen
Demnach : buna göreGanz : tamamen,tüm
Dennoch : yine deGenauso : aynı şekilde, tıpkı
Dafür : bunun içinGenug : yeterli
Schließlich : sonundaGern : memnuniyetle,severek
 Kaum : neredeyse hiç
Anders : başkaLeider : maalesef,ne yazıkki
Allzu : fazlasıylaSehr : çok,fazla
Beinahe : neredeyseSo : öyle, böyle
Ebenfalls : aynı şekildeVielleicht : belki
 Wirklich : gerçekten
Dadurch : böylelikleZiemlich : oldukça
Folglich  : netice olarakDoch : ama,ancak
Folglich damit : sonuç olarakWenigstens : en azından
 Auch : ayrıca (cümle başında)
 Ebenfalls : aynı zamanda
 Sonst : aksi takdirde,yoksa
 Zudem : bundan başka
  1. jetzt (şimdi)
    • Örnek: Ich bin jetzt bereit.
      (Şimdi hazırım.)
  2. heute (bugün)
    • Örnek: Heute ist ein schöner Tag.
      (Bugün güzel bir gün.)
  3. gestern (dün)
    • Örnek: Gestern haben wir einen Film gesehen.
      (Dün bir film izledik.)
  4. morgen (yarın)
    • Örnek: Morgen wird es regnen.
      (Yarın yağmur yağacak.)
  5. bald (yakında)
    • Örnek: Wir werden bald ankommen.
      (Yakında varacağız.)
  1. hier (burada)
    • Örnek: Ich arbeite hier.
      (Burada çalışıyorum.)
  2. dort (orada)
    • Örnek: Das Buch liegt dort auf dem Tisch.
      (Kitap orada masanın üzerinde.)
  3. drinnen (içeride)
    • Örnek: Es ist kalt draußen, aber drinnen ist es warm.
      (Dışarıda soğuk, ama içeride sıcak.)
  4. oben (yukarıda)
    • Örnek: Das Bild hängt oben an der Wand.
      (Resim yukarıda duvarda asılı.)
  5. unten (aşağıda)
    • Örnek: Der Hund schläft unten im Wohnzimmer.
      (Köpek aşağıda oturma odasında uyuyor.)
  1. gut (iyi)
    • Örnek: Sie spricht gut Englisch.
      (İyi İngilizce konuşuyor.)
  2. schnell (hızlı)
    • Örnek: Er läuft schnell.
      (O hızlı koşuyor.)
  3. langsam (yavaş)
    • Örnek: Bitte fahren Sie langsam.
      (Lütfen yavaş sürün.)
  4. leise (sessiz)
    • Örnek: Sei bitte leise.
      (Lütfen sessiz ol.)
  5. laut (yüksek sesle)
    • Örnek: Die Musik spielt laut.
      (Müzik yüksek sesle çalıyor.)
  1. deshalb (bu yüzden)
    • Örnek: Ich war krank, deshalb habe ich das Meeting verpasst.
      (Hastaydım, bu yüzden toplantıyı kaçırdım.)
  2. darum (bu yüzden)
    • Örnek: Er hat viel gearbeitet, darum ist er müde.
      (Çok çalıştı, bu yüzden yorgun.)
  3. deswegen (bu yüzden)
    • Örnek: Es regnet, deswegen bleibe ich zu Hause.
      (Yağmur yağıyor, bu yüzden evde kalıyorum.)
  4. daher (bu yüzden)
    • Örnek: Sie hat den Bus verpasst, daher kommt sie später.
      (Otobüsü kaçırdı, bu yüzden geç geliyor.)
  5. weil (çünkü)
    • Örnek: Ich lerne Deutsch, weil ich in Deutschland arbeiten möchte.
      (Almanca öğreniyorum, çünkü Almanya’da çalışmak istiyorum.)